Antalya
Prostatit Tedavisi

Kronik Prostat İltihabı ve ESWT ile Modern Tedaviler

Erkek Sağlığında Göz Ardı Edilmemesi Gereken Bir Problem

Prostatit tek bir hastalık değil; farklı nedenlerle ortaya çıkan, belirtileri ve tedavi süreçleri değişebilen çeşitli alt tipleri olan bir rahatsızlıktır.

Prostatit (Prostat İltihabı) Tedavisinde Modern Yaklaşımlar
Prostatit Tedavisi Antalya

Prostat İltihabında Modern Yaklaşımlar

Yandaki görselde prostat bezinin konumu ve iltihaplanmış bölgeleri gösterilmektedir. Prostat, mesanenin hemen altında ve rektumun önünde yer alan, meninin bir kısmını üreten bir bezdir. Enfeksiyon veya iltihap durumunda (prostatit) bu bölgede şişme ve hassasiyet meydana gelir.

Prostat iltihabı oldukça yaygındır ve her yaşta görülse de çoğunlukla 20-50 yaş arası erkeklerde teşhis edilir. Prostatit, basit bir idrar yolu enfeksiyonundan farklı olarak, prostat bezinin kendisini etkilediği için tedavisi ve seyri özel bir yaklaşıma ihtiyaç duyar. Doğru tanı konulduğunda ve uygun şekilde tedavi edildiğinde prostatit hastalarının büyük çoğunluğu tam iyileşme sağlamakta veya belirtiler kontrol altına alınmaktadır. Antalya’da kliniğimiz, prostatitin her türünde modern teşhis yöntemleri ve tedaviler ile hastalarımıza yardımcı olmaktadır.

Prostatit (Prostat İltihabı) Nedir?

Prostatit, prostat bezinin iltihaplanması veya enfeksiyonudur. Genç yaşlardan itibaren erkeklerde görülebilen bu durum genellikle iki ana gruba ayrılır: akut prostat enfeksiyonu (aniden başlayan bakteriyel enfeksiyon) ve kronik prostat iltihabı (uzun süreli inflamasyon). Akut prostatit genellikle bakterilerin neden olduğu ani bir enfeksiyondur ve ciddi belirtilerle seyreder. Kronik prostatit ise daha sinsi ilerleyebilir; bazen belirgin bir bakteri saptanmaz ancak uzun süreli iltihabi bir durum söz konusudur. Prostatit, erkeklerin yaşam kalitesini ciddi ölçüde etkileyebilen bir rahatsızlık olup idrar yaparken yanma, sık idrara çıkma ve pelvik bölgede prostat ağrısı gibi belirtilere yol açar. Ayrıca kronik prostatit, özellikle ihmal edilirse, kısırlık (infertilite) gibi komplikasyonlara da neden olabilir.

Prostatit Belirtileri

Prostatit, akut veya kronik olmasına bağlı olarak çeşitli belirtiler gösterir. Aşağıda prostatit belirtilerinin en yaygın olanları listelenmiştir:

İdrar yaparken yanma veya zorlanma:

Prostat iltihabı, üretrayı sıkıştırarak veya tahriş ederek idrar akışını zorlaştırabilir. Hastalar idrar yaparken acı, yanma hissi ve tam boşaltamama hissi tarif edebilir.

Sık idrara çıkma ve ani sıkışma:

Prostatitte mesane irritasyonu ve prostat çevresindeki kasların spazmı nedeniyle sık sık idrara çıkma ihtiyacı ve ani idrar sıkışması görülebilir. Özellikle geceleri sık idrara kalkma da rahatsız edici bir belirtidir.

Prostat ağrısı / Alt karın, kasık veya pelvik bölgede ağrı:

Prostat bölgesinde, kasıkta, testislerde, belde veya makata doğru vuran bir ağrı sıkça görülür. Hastalar bu rahatsızlığı bazen prostat ağrısı olarak dile getirirler. Oturma ile artabilen, perine (makat ile testis arası bölge) ağırlıklı bu ağrı kronik prostatitin karakteristik özelliğidir.

Cinsel fonksiyonlarda değişiklik:

Kronik prostatit, ereksiyonda kalite düşüklüğü veya ağrılı boşalma gibi cinsel sorunlara yol açabilir. Bazı hastalarda erken boşalma görülebilir. Boşalma esnasında peniste, testislerde veya kasıkta ağrı hissedilmesi de mümkündür

Ateş ve üşüme titreme:

Akut bakteriyel prostatit tablosunda yüksek ateş, üşüme-titreme, halsizlik gibi sistemik enfeksiyon belirtileri belirgin olabilir. Bu belirtiler, prostat enfeksiyonunun kana karışarak ciddi bir hal alabildiğini gösterir ve acil tıbbi müdahale gerektiğinin habercisidir.

Testislerde veya makat çevresinde rahatsızlık:

Bazı prostatit türlerinde testislerde, anüs çevresinde veya bel bölgesinde ağrı ve huzursuzluk hissi gelişebilir. Bu ağrı genellikle yer değiştiren ve tarif edilmesi zor olan bir karakterdedir. Oturmak veya bisiklete binmek gibi aktiviteler bu hissi artırabilir.

Belirtilerin şiddeti ve kombinasyonu prostatitin tipine göre değişir. Akut prostatit genellikle aniden başlayan şiddetli belirtilerle gelirken kronik formda belirtiler daha hafif ama daha uzun sürelidir. Özellikle kronik prostatitte semptomlar dalgalanma gösterebilir; bazen haftalarca rahatlama, bazen alevlenmeler yaşanabilir. Bu nedenle uzun süredir devam eden pelvik ağrı ve idrar şikâyetleri kesinlikle ihmal edilmemeli, bir uzmana danışılmalıdır.

Prostatit Neden Olur?

Prostatit, çeşitli faktörlere bağlı olarak gelişebilir. En sık karşılaşılan nedenler arasında bakteriyel enfeksiyonlar yer alır. Özellikle E. coli gibi bakteriler idrar yoluyla prostata ulaşarak iltihaba yol açabilir. Cinsel yolla bulaşan hastalıklar, idrar yollarında tıkanıklık, soğuk zeminlerde uzun süre oturma ve bisiklet kullanımı gibi perine bölgesine baskı yapan durumlar da risk faktörleri arasındadır.

Bazı durumlarda ise net bir neden saptanamaz. Otoimmün mekanizmalar, pelvik kas disfonksiyonları, stres, depresyon ve anksiyete gibi etkenlerin de rol oynayabileceği düşünülmektedir. Özellikle kronik prostatitte, sebep çoğunlukla tam olarak belirlenemez ve bu da tedavi sürecini zorlaştırabilir.

Prostatit Tedavisi Nasıl Yapılır?

Prostatit tedavisi, altta yatan nedene (bakteriyel olup olmamasına), hastalığın akut veya kronik oluşuna ve hastanın semptomlarının şiddetine göre planlanır. Akut bakteriyel prostatitte tedavi acil olarak başlanır ve öncelikle enfeksiyonu ortadan kaldırmaya yöneliktir. Kronik prostatitte ise genellikle tek bir tedavi yöntemi yeterli olmaz; birden fazla yöntemin kombinasyonunu içeren, kişiye özel ve uzun soluklu bir tedavi süreci gerekir. Kliniğimizde, prostatit tedavisinde en güncel ve bilimsel yöntemleri bir arada kullanarak bütüncül bir yaklaşım sunuyoruz. İşte prostatit tedavisinde uygulanan başlıca yöntemler:

İlaç Tedavisi ve Yaşam Tarzı Değişiklikleri

Medikal Tedaviler (İlaç Tedavisi)

Prostatit tedavisinin temelini ilaç tedavileri oluşturur. Özellikle bakteriyel prostatit durumunda uygun antibiyotik kullanımı şarttır. Akut prostatitte geniş spektrumlu antibiyotikler genellikle 2-6 hafta süreyle verilirken, kronik bakteriyel prostatitte daha uzun süreli (4-12 haftaya kadar) antibiyotik tedavileri gerekebilir. Tedavide sık kullanılan antibiyotikler, prostat dokusuna iyi nüfuz eden kinolon türevi ilaçlar veya kültür sonucuna göre duyarlılığı saptanmış diğer antibiyotiklerdir. Antibiyotik tedavisi, bakteriyel prostatitin hem akut hem kronik formlarında semptomları hızla hafifletir ve enfeksiyonu kökünden temizlemeyi hedefler.

Bunun yanı sıra, alfa bloker ilaçlar prostat ve mesane boynu çevresindeki düz kasları gevşeterek idrar akışını rahatlatır. Sık idrara çıkma, idrar yaparken zorlanma veya tam boşaltamama gibi belirtileri olan hastalarda alfa blokerler oldukça faydalıdır. Bu ilaçlar özellikle kronik prostatitte mesane çıkım direncini azaltarak hem idrar şikâyetlerini giderir hem de antibiyotiklerin prostat içine daha iyi nüfuz etmesine katkı sağlar.

Ağrı ve iltihabı hafifletmek amacıyla anti-inflamatuar ilaçlar (NSAID’ler) de tedaviye eklenebilir. Bu ilaçlar hem prostat bezindeki ödemi azaltır hem de hastanın duyduğu ağrıyı kontrol altına alır. Özellikle kronik prostatitin alevlenme dönemlerinde birkaç haftalık anti-inflamatuar tedaviler belirgin rahatlama sağlayabilir. Ağrının şiddetli olduğu durumlarda parasetamol veya ibuprofen gibi reçetesiz ağrı kesiciler de kullanılabilir; ancak uzun süreli kullanımda mutlaka doktor önerisi alınmalıdır.

Bazı vakalarda, kas gevşeticiler veya sinir hassasiyetini azaltan ilaçlar da (örneğin nöropatik ağrı kesiciler: gabapentin, amitriptilin gibi) destekleyici medikal tedavi olarak kullanılabilir. Bu tür ilaçlar özellikle kronik pelvik ağrı sendromunda, standart tedavilere dirençli ağrılarda faydalı olabilir. Ayrıca kronik prostatitli hastalarda depresyon veya anksiyete geliştiyse, psikiyatri uzmanı önerisiyle antidepresan ilaçlar tedavi planına eklenebilir.

Fiziksel ve Destekleyici Tedaviler

Kronik prostatitte ilaç tedavisinin yanı sıra fiziksel ve yaşam tarzına yönelik destekleyici önlemler tedavinin başarısını artırır. Prostat çevresindeki kas spazmlarını çözmek, kan dolaşımını iyileştirmek ve hastanın konforunu yükseltmek için şu yöntemler uygulanır:

Pelvik taban fizik tedavisi ve egzersizleri:

Pelvik taban kaslarının aşırı gergin olması, kronik ağrıya katkıda bulunabilir. Bu kasları gevşetmeye yönelik fizyoterapi uygulamaları ve özel egzersizler oldukça etkilidir. Bir fizyoterapist eşliğinde yapılan pelvik taban gevşeme egzersizleri, biofeedback terapileri ve gerektiğinde elektrik stimulasyon yöntemleri ile kas spazmları giderilir. Hastalara Kegel egzersizlerinin doğru şekilde öğretilmesi de önemlidir. Düzenli yapıldığında bu egzersizler, hem ağrıyı azaltır hem de idrar tutma üzerindeki kontrolü iyileştirir.

Sıcak uygulamalar ve oturma banyoları:

Prostatit hastalarına günlük olarak ılık oturma banyoları (sitz banyosu) önerilir. Örneğin günde 15-20 dakika sıcak su dolu bir leğene oturmak, pelvik bölgedeki kasları gevşeterek ağrıyı belirgin ölçüde hafifletir. Ilık uygulamalar kan dolaşımını artırıp inflamatuar maddelerin atılımını kolaylaştırır. Benzer şekilde, ısıtıcılı minder kullanmak veya sıcak su torbasını havluya sararak kasık bölgesine uygulamak da rahatlama sağlar.

Düzenli boşalma ve cinsel aktiviteler:

Kronik prostatitte prostat bezinin düzenli aralıklarla boşalması (ejakülasyon) tavsiye edilir. Haftada 2-3 kez boşalmanın prostat salgısının stazını önleyerek iltihabi yükü azalttığı gözlemlenmiştir. Bu, hem ağrının azalmasına hem de bakterilerin ortamdan uzaklaşmasına yardımcı olabilir. Elbette hastanın ağrısının izin verdiği ölçüde cinsel aktivite önerilir; aşırıya kaçmadan, rahat hissettiği sıklıkta boşalma sağlaması önemlidir.

Yaşam tarzı düzenlemeleri:

Prostatit şikâyeti olan hastaların bazı alışkanlıklara dikkat etmesi gerekir. Uzun süre oturmaktan kaçınmak, özellikle yumuşak yastık kullanmadan sert zeminde oturmamak önemlidir. Çünkü uzun oturma prostat üzerine baskıyı artırarak ağrıyı şiddetlendirebilir. Bisiklet ve motosiklet kullanımı da pelvik bölgeye baskı yaptığından önerilmez veya özel silikonlu sele kullanılması önerilir. Bunun yanında, bol sıvı tüketimi idrar yolunu temizler ve olası bakterilerin atılmasına yardımcı olurmy.clevelandclinic.org. Kafeinli, alkollü ve baharatlı gıdalar idrar yollarını tahriş edebilir; bu tür içecek ve yiyeceklerden uzak durulmalıdır. Özellikle kronik prostatitli hastaların üşütmemesi, soğuk zeminlerde uzun süre kalmaması da alınacak önlemlerdendir. Soğuk maruziyetinin pelvik bölge kan akımını azaltıp semptomları kötüleştirebildiği bilinmektedir.

Ağrı yönetimi:

İhtiyaç duyulursa doktor tavsiyesiyle geçici süreliğine ağrı kesici ve anti-inflamatuar jel veya krem gibi lokal ürünler kullanılabilir. Ayrıca oturma halkası (yüzük yastık) kullanarak oturmak, pelvik bölge üzerindeki basıyı azaltarak ağrı ataklarında rahatlama sağlayabilir

Bu destekleyici yöntemler, özellikle kronik pelvik ağrı sendromu yaşayan hastalarda semptomların kontrolünde büyük rol oynar. Unutulmamalıdır ki kronik prostatit tedavisi sabır gerektiren çok yönlü bir süreçtir; tek bir ilaç veya yöntemle tam çözüm sağlanamadığında, farklı tedavilerin birleşimi ile başarılı sonuçlar alınabilir. Hastalarımızın günlük yaşam kalitesini yükseltmek adına tıbbi tedavinin yanı sıra bu tür yaşam tarzı ve fiziksel tedavi önerilerini de detaylı şekilde planlamaktayız.

Şok Dalga Tedavisi (ESWT)

Şok Dalga Tedavisi (ESWT)

Günümüzde kronik prostatit ve kronik pelvik ağrı sendromu tedavisinde kullanılan yenilikçi yöntemlerden biri de ESWT (Extracorporeal Shock Wave Therapy), yani şok dalga tedavisidir. ESWT, vücut dışından uygulanan düşük yoğunluklu akustik dalgaların, hedef bölgedeki dokuya iletilmesi prensibine dayanır. Prostatit tedavisinde pelvik bölgeye uygulanan şok dalgaları, o bölgedeki kan akışını artırıp doku oksijenasyonunu iyileştirerek doğal bir iyileşme tepkisi oluşturur. Araştırmalar, ESWT’nin kronik prostatitte ağrıyı azaltmada ve kas spazmlarını gidermede etkili olduğunu göstermiştir. Bu tedavi aynı zamanda iltihabi süreci yatıştırıcı ve sinir uçlarındaki hassasiyeti azaltıcı bir etki de yapar.

Kliniğimizde ESWT tedavisi, uygun seçilmiş kronik prostatit hastalarına seanslar halinde uygulanmaktadır. Her bir seans sadece birkaç dakika sürer ve işlemin invaziv (girişimsel) bir yönü yoktur, yani herhangi bir kesi veya cerrahi girişim yapılmaz. Hastalar tedavi esnasında hafif bir titreşim hisseder ancak genellikle belirgin bir ağrı olmaz; anestezi gerektirmeyen konforlu bir uygulamadır. Birkaç seans sonunda birçok hastada ağrıda azalma, idrar akımında rahatlama ve yaşam kalitesinde artış görülmektedir. ESWT’nin en büyük avantajı, ilaçsız ve yan etkisiz bir yaklaşım olmasıdır. Diğer tedavilerle birlikte kombine edilebilir ve özellikle dirençli vakalarda değerli bir seçenek sunar.

Antalya bölgesinde sayılı merkezde bulunan ESWT teknolojisi, Op. Dr. Ahmet Anıl Göçener’in kliniğinde prostatit tedavi protokolümüze dahil edilmiştir. Bilimsel verilere dayalı bu yöntemle, uzun zamandır ağrı çeken hastalarımızda yüz güldürücü sonuçlar elde etmekteyiz.

Prostat Masajı

Prostat masajı, prostat bezine rektal yoldan parmakla uygulanan ritmik baskı ve masaj işlemidir. Tarihsel olarak prostatit tedavisinde uygulanan en eski yöntemlerden biridir. Prostat masajının amacı, prostat içinde birikmiş iltihaplı sıvının ve sekresyonların dışarı akıtılmasını sağlamaktır. Bu yolla, hem prostat içi basınç azalır hem de antibiyotik kullanılıyorsa ilacın dokuya daha iyi nüfuz etmesi sağlanır. Özellikle kronik bakteriyel prostatitte, düzenli aralıklarla yapılan prostat masajlarının enfeksiyonun temizlenmesine yardımcı olabileceğine dair klinik gözlemler bulunmaktadır.

Kliniğimizde prostat masajı, uygun endikasyonu olan hastalara hijyenik ve mahremiyetinize özen gösterilerek uygulanmaktadır. İşlem sırasında hekim parmakla makattan girerek prostat bezini muayene eder ve yumuşak baskılarla masaj uygular. Bu sayede prostat kanallarında tıkanmış olabilecek iltihap içerikleri ve sıvılar, idrar kanalına boşalır. Masaj sonrası alınan prostat sıvısı örnekleri laboratuvara gönderilerek kültür ve antibiyogram testleri yapılabilir – bu da tedavinin hedefe yönelik planlanmasına katkı sağlar. Ayrıca, tekrarlayan prostat masajı seansları sonrası birçok hastada ağrıda azalma ve idrar yapmada rahatlama görülebilmektedir. Örneğin, uzun süre “psikolojik” denilerek teşhis konulamamış kronik prostatit hastalarında, prostat masajıyla elde edilen salgı örneğinde yoğun enfeksiyon tespit edilip uygun tedavi verildikten sonra 2 hafta gibi kısa bir sürede belirgin iyileşme kaydedilen vakalar vardır.

Prostat masajı her vakada uygulanmayabilir; akut prostatitte enfeksiyon yayılma riski nedeniyle yapılması önerilmez. Ancak kronik vakalarda, özellikle antibiyotik tedavisine dirençli durumlarda veya tanısal amaçla prostat masajından faydalanılabilir. Bu işlemin biraz rahatsızlık verici olabileceği hastalara önceden açıklanır ve mümkün olduğunca rahat bir pozisyonda, lubrikan yardımıyla yapılır. Hasta mahremiyeti ve konforu kliniğimiz için ön plandadır. Uygulama sonrasında geçici hafif yanma hissi dışında genellikle bir yan etki görülmez. Prostat masajı, doğru endikasyonla ve deneyimli üroloji uzmanlarınca uygulandığında kronik prostatit yönetimine değerli bir katkı sunmaktadır.

Prostat Masajı
Davranışsal ve Psikolojik Terapi -Cinsel Terapi

Psikolojik Destek ve Stres Yönetimi

Kronik prostatit (KPAS), sadece fiziksel bir rahatsızlık olmayıp psikolojik yönden de hastaları etkileyebilir. Uzun süre devam eden ağrı ve idrar problemleri, hastalarda moral bozukluğu, stres, hatta depresyona yol açabilir. Aynı zamanda yoğun stres ve anksiyete de prostatit semptomlarını kötüleştirebilen bir faktördür; stres altında kaslar daha gergin olur, bağışıklık sistemi zayıflayabilir ve ağrı algısı artar. Bu nedenle psikolojik destek, kronik prostatit tedavisinin önemli bir parçasıdır.

Kliniğimizde prostatit hastalarına bütüncül yaklaşıyoruz. Gerek görüldüğünde hastalarımızı psikiyatri veya psikoloji uzmanlarına yönlendirerek danışmanlık ve terapi desteği almalarını öneriyoruz. Bireysel danışmanlık sayesinde hastalar, ağrıyla başa çıkma yöntemlerini, gevşeme tekniklerini ve stres yönetimini öğrenebilirler. Stres azaltıcı teknikler (meditasyon, derin nefes egzersizleri, yoga gibi) günlük hayata dahil edildiğinde, kronik ağrı üzerinde olumlu etkiler yapabilmektedirahmetanilgocener.com.

Ayrıca, eğer prostatit nedeniyle hastada depresyon veya kaygı bozukluğu geliştiyse, uygun görülen durumlarda antidepresan veya anksiyolitik ilaç tedavileri devreye sokulur. Örneğin düşük doz trisiklik antidepresanlar hem ağrı eşiğini yükseltebilir hem de hastanın uyku kalitesini iyileştirerek genel iyilik haline katkıda bulunabilir. Unutulmamalıdır ki vücut ve zihin bir bütündür; hastalıkların psikolojik yönü ihmal edilmemelidir. Biz de hastalarımızın moral ve motivasyonunu yüksek tutarak, gerektiğinde profesyonel psikolojik destek almasını teşvik ediyoruz. Bu sayede, hem hastalığın tetiklenmesini önlemek hem de hastanın tedaviye uyumunu artırmak mümkün olmaktadır.

Bitkisel Tedaviler (Fitoterapi)

Prostatit tedavisinde destekleyici bitkisel ürünler ve takviyeler de zaman zaman gündeme gelir. Özellikle kronik prostatit/KPAS yaşayan hastalar, tıbbi tedaviye ek olarak bitkisel bazı içeriklerden fayda görebilir. Bilimsel araştırmalar bazı doğal ürünlerin prostatit semptomlarını hafifletebileceğini göstermiştir:

Saw palmetto (cüce palmiye meyvesi):

Prostat hastalıklarında yaygın kullanılan bu bitki ekstresi, idrar akımını kolaylaştırıcı ve anti-inflamatuar etkileriyle bilinir. Bazı çalışmalarda saw palmetto kullanan kronik prostatit hastalarının semptom skorlarında iyileşme görülmüştür.

Polen ekstraktları (çavdar poleni vb.):

Çiçek poleni özlerinin iltihap giderici ve ağrı azaltıcı etkileri olabilir. Avrupa’da yapılan çalışmalarda polen ekstresi kullanan KPAS hastalarının bir kısmında yaşam kalitesinin arttığı rapor edilmiştir. Cleveland Clinic verilerine göre arı poleni takviyelerinin prostat bezindeki şişliği ve inflamasyonu hafifletebildiği belirtilmektedir

Isırgan otu, kabak çekirdeği, yeşil çay:

gibi diğer bitkisel ürünler de prostat sağlığında geleneksel olarak kullanılan maddelerdir. Isırgan otunun anti-enflamatuar etkisi, kabak çekirdeğinin ise idrar akımını iyileştirici ve çinko içeriğiyle prostat hücrelerini koruyucu etkisi olduğu düşünülmektedir. Yeşil çay da antioksidan zengini olmasıyla genel prostat sağlığını destekleyebilir.

Bitkisel tedaviler genellikle tıbbi tedavilere yardımcı olarak kullanılır, tek başına bir tedavi yöntemi olarak düşünülmemelidir. Her hasta için bitkisel ürünlerin etkisi aynı olmayabilir; kimileri fayda görürken kimilerinde belirgin etki olmayabilir. Ayrıca doğal ürünlerin de yan etki potansiyeli olduğu unutulmamalıdır. Bu nedenle, hasta hekiminin onayı olmadan rastgele bitkisel takviyeler kullanmamalıdır. Kliniğimizde, bilimsel etkinliği gösterilmiş ve güvenilirliği kabul edilmiş bitkisel destekleri, uygun gördüğümüz hastalara tedavi planının bir parçası olarak öneriyoruz. Fitoterapi konusunda güncel gelişmeleri takip ederek, hastalarımıza doğru bilgilendirme yapıyor ve bu ürünleri nasıl kullanacakları konusunda rehberlik sağlıyoruz.

Antalya'da Prostatit Tedavisinde Kliniğimizin Yaklaşımı

Antalya’da Op. Dr. Ahmet Anıl Göçener yönetimindeki kliniğimiz, prostatit tedavisinde gizliliğe, hasta konforuna ve bilimsel yaklaşıma büyük önem verir. İlk muayeneden itibaren hastalarımızla güvene dayalı bir iletişim kurar, şikâyetlerini açıkça ifade edebilecekleri bir ortam sunarız. Tanı sürecinde güncel tıbbi yöntemler kullanılır ve tedavi planı, her hastanın yaşam tarzına ve ihtiyaçlarına göre kişiselleştirilir.

Tedavide ilaçlar, fizik tedavi, ESWT ve gerekirse prostat masajı gibi yöntemleri bir arada kullanarak yüksek başarı oranlarına ulaşmaktayız. Kliniğimiz, kronik prostatit vakalarında uzun süreli rahatlama ve yaşam kalitesinde belirgin artış sağlamayı hedefler. Siz de prostatit şikâyetleri yaşıyorsanız, gecikmeden bize ulaşarak sağlığınıza giden ilk adımı atabilirsiniz.

Unutmayın:

Prostatit, pek çok erkeğin yaşadığı ama çoğu zaman dile getiremediği, hayat kalitesini ciddi şekilde etkileyen bir rahatsızlıktır.
Doğru tanı, sabırlı bir tedavi süreci ve bireysel yaklaşım ile şikayetler kontrol altına alınabilir ve yaşam konforu artırılabilir.

Sağlıkla ve konforla yaşamak sizin de hakkınız!

Gecikmeden Uzman Desteği Alın

Size uygun tedavinin hangisi olduğuna karar verebilmek için, bu alanda uzmanlaşmış bir Üroloji ve Androloji uzmanına başvurmanız büyük önem taşır.

Unutmayın: Siz de uzun süredir geçmeyen kasık ağrısı, idrar problemleri ya da cinsel fonksiyon bozuklukları yaşıyorsanız mutlaka bir Üroloji uzmanına başvurun.